Kredi Kartı Piyasasında Dünyada Lider Türkiye

27 Nisan 2010 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Kredi Kartı Piyasasında Dünyada Lider Türkiye

Sabancı ve Bilkent üniversitelerinin İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı (MBA) kulüplerince düzenlenen ”MBA Forum 2010” Antalya’nın merkez Konyaaltı ilçesine bağlı Beldibi’ndeki Rixos Oteli’nde başladı.

Binbaşgil, burada yaptığı konuşmada, 2001 yılındaki finans krizinin bankacılık sektöründe kaotik bir ortam oluşmasına neden olduğunu söyledi. Kriz nedeniyle 79 bankanın üçte birinden fazlasının kapandığını vurgulayan Binbaşgil, ”Banka sayısı 54′e düştü. Bin 700 banka şubesi kapanırken 50 bin kişi işini kaybetti” dedi.

Akbank’a o dönemde yeniden yapılanma için katıldığını dile getiren Binbaşgil, bu amaçla Yeni Ufuklar Değişim Programı başlattıklarını söyledi. Müşteri odaklı bir organizasyonla bankayı yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Binbaşgil, bunu bilgi teknolojileri, insan kaynakları ve iletişim üzerine inşa ettiklerini söyledi.

Binbaşgil, Türkiye’de 900′e yakın şubesi olan Akbank’ın bu değişim programının Harvard Üniversitesi’nde vaka çalışması olarak okutulduğunu vurguladı.

Akbank’ın yıllarca ”Güveninizin eseri” sloganını kullandığını vurgulayan Binbaşgil, bankacılık sektörünün Türkiye’de kazandığı sağlıklı yapı nedeniyle artık güvenin bir bankayı ön plana çıkartabilecek özellik olmaktan çıktığını savundu. Binbaşgil bu nedenle yenilikçi, çağdaş ve teknolojik olmak için ”Türkiye’nin yenilikçi gücü” sloganını kullandıklarını kaydetti.

Pazar Payı Arttı

Binbaşgil, bankadaki değişimle birlikte Akbank’ın 2001′de toplam kredilerde yüzde 11 olan pazar payının 2007′de yüzde 14′e, ihtiyaç kredilerinde yüzde 5′ten 13′e, taşıt kredilerinde yüzde 5′ten 22′ye, mortgagede yüzde 3′ten yüzde 13′e , ticari kredilerde 11′den yüzde 14′e, mevduat da yüzde 10′dan yüzde 12′ye, toplam aktiflerde ise yüzde 10′dan yüzde 12′ye çıktığını söyledi. Toplam, ihtiyaç, taşıt ve ticari kredilerde pazarda Türkiye birincisi olduklarını belirten Binbaşgil, mortgage, mevduat ve toplam aktiflerde ise ikinci sırada bulunduklarını kaydetti,

Akbank’ın bu yılki aktif büyüklüğünün 103 milyar lira, net karının 2,7 milyar lira olduğunu dile getiren Binbaşgil, ”Akbank’ın 20 milyar dolar piyasa değeri var. Bu nedenle Türkiye’nin ve bölgenin en değerli şirketlerinden bir tanesi” diye konuştu.

Akbank’ın 877 şubesi, 15 bine yakın çalışanı, 7,8 milyon müşterisi bulunduğunu dile getiren Binbaşgil, personelin yaş ortalamasının 32 olduğunu ifade etti.

Binbaşgil, çalışanların yüzde 51′inin kadın, yüzde 91′inin de üniversite mezunu olduğunu söyledi.

Müşteri Bankaya Gitmiyor
Akbank’ın aylık 6 milyon civarında bankacılık işlemi yapan aktif müşterisi olduğunu belirten Binbaşgil, bunların yüzde 70′inin internet, mobil uygulamalar gibi alternatif dağıtım kanallarını kullandığını vurguladı. Binbaşgil, ”Müşterilerimizden 2 milyonu kesinlikle şubeye uğramıyor” dedi.

Kredi konusundaki standartları çok farklı noktalara getirdiklerini iddia eden Binbaşgil, dünyada bir ilk olan ”kredi makinası” uygulamasına geçtiklerini söyledi. Kredi makinelerinden 15-20 tane olduğunu ifade eden Binbaşgil, TC kimlik numarası ile bu makineler kanalıyla kredi başvurusunda bulunanlara kısa sürede cevap verildiğini, talebi kabul edilenlerin makinenin verdiği plastik kartlarla hemen paralarını çekebildiklerini söyledi.

Dünyayı saran mobil değişim

Türkiye’de 20 milyon banka müşterisi olduğunu ve birkaç yıl içinde bu sayının 40 milyona çıkmasının beklendiğini dile getiren Binbaşgil, bankaların stratejilerini doğru saptamak ve hızlı olmak zorunda olduklarını kaydetti.

Dünyanın artık online olduğunu belirten Binbaşgil, dünyada 1,73 milyar internet, 1,4 milyar e-mail kullanıcısı bulunduğunu ve geçen yıl 90 trilyon e-mail gönderildiğini söyledi.

Türkiye’de 3 evden birinde internet olduğunu dile getiren Binbaşgil, cep telefonu kullanma oranının yüzde 82, kullanma yaşının ise 7 olduğunu vurguladı.

Dünyada televizyonu en çok Türklerin izlediğini ifade eden Binbaşgil, kadınların günde 9 saatini ekran başında geçirdiğini vurgulayarak, ”Türkiye’de yılda 900 saat okul var ama çocuklar 1500 saat TV seyrediyor. 7-14 yaş grubu boş zamanlarının yüzde 60′ını televizyon seyrederek geçiriyor” dedi.

Kredi Kartları
Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Binbaşgil, kredi kartlarıyla ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:

”Türkiye’de kredi kartlarında dünyada çok ileri bir ülke. Kullandığımız teknolojiler hakikaten dünyada örnek gösteriliyor. Türkiye, Avrupa’da ödeme sistemlerinde en büyük üçüncü ülke. Akbank’ın kredi kartlarında pazar payı yüzde 15. Nakit dediğimiz şey demode kaldı. Bu nakdi kaldırmamız lazım ama Türkiye’de bu yavaş bir yolculuk. Türkiye’de nakit kullanımı hala yüzde 70′lerde. Telefon sektörü ile bankacılık sektörü gittikçe birbirlerine yaklaşıyor. Zaman içinde ödemelerde cep telefonları kullanılacak.”

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nakiye Boyacıgiller de, Akbank sponsorluğunda düzenlenen organizasyona 11 üniversiteden MBA öğrencilerinin katıldığını söyledi.

Türkiye’de işsizlik oranının yüzde 14, gençler arasındaki işsizlik oranının ise yüzde 25 olduğunu vurgulayan Boyacıgiller, ”Biz burada işi olan iyi okullarda okuyan mutlu insanlarız. Verilen bu nefis fırsatı sonuna kadar değerlendirmenizi rica ediyoruz” dedi.

KAYNAK: finansgundem

Possibly Related Posts:


BDDK Kredi Kartları Sektörüne Disiplin Getiriyor

20 Nisan 2010 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

BDDK Kredi Kartları Sektörüne Disiplin Getiriyor

Bankaların uzun süredir kulis yaptığı, büyük alış veriş merkezlerinde kredi kartı satış bürolarının açılmasına ilişkin plan, BDDK’dan döndü. Yaklaşık dört yıl önce hayata geçen Kredi Kartları Yasası ile bankaların sokakta kredi kartı satışını yasaklayan BDDK, şimdi de kapalı alanlardaki kredi kartı pazarlamasıyla ilgili bir karar aldı. BDDK’nın kredi kartlarıyla ilgili aldığı yeni karar, kredi kartı pazarlamasını kapsıyor.

Bankalar, bir süredir başta büyük alış veriş merkezleri olmak üzere bazı kapalı alanlarda, kredi kartı pazarlaması yapmak istiyorlardı.

Hatta yasada, bu konuda hüküm olmadığını öne süren bazı bankalar ise AVM’lerde kredi kartı pazarlaması yapıyordu.

Konuyla ilgili çıkan tartışmalar üzerine, BDDK Başkanı Tefvik Bilgin başkanlığında toplanan kurul, kredi kartlarının AVM’lerde ve diğer kapalı alanlarda satışını ele aldı. Yapılan değerlendirme sonucunda, bankaların AVM’lerde kredi kartı satışının yasaklanması ve konuyla ilgili talebinde red edilmesi kararlaştırıldı. BDDK’nın, kredi kartlarının AVM’lerde satışını veto etmesinde, ‘yol olur’ endişesi etkili oldu.

AVM’lerde kredi kartının pazarlanmasının başlamasıyla birlikte, bankaların diğer alanlarda da kredi kartı pazarlamaya başlayabileceği, bunun de yasanın delinmesine neden olacağı görüşleri dile getirildi.

BDDK üyeleri de bu endişeler üzerine, bankaların açık ve kapalı alanlı alışveriş merkezlerinde kredi kartı pazarlamasının yasaklanmasını kararlaştırdı.

Türkiye’nin gündeminden düşmeyen kredi kartları konusunda bankaların ilginç bir hata yaptığı ortaya çıktı. Müfettişlerin incelemelerine göre, Kredi Kartları Yasası yürürlüğe girmeden 2006 yılından önce, dağıtılan kredi kartların büyük kısmının sözleşmelerinin şubeler tarafından saklanmadığı belirlendi.

Özellikle sokaklarda dağıtılan ve talep olmadan tüketicilere gönderilen kredi kartlarının sözleşmeleri bulunmuyor. Bu durum, kredi kartı aidatları
onusunda tüketicilerin lehine bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bankaların kendi müfettişleri, şubelerde yaptıkları incelemelerde şubelere kayıtlı olan ve borçlarını ödemeyen kredi kartı müşterilerini de ayrı bir inceleme konusu yaptı. Bu çerçevede yapılan incelemelerde, kredi kartı borcunu ödemediği için hakkında takip başlatılan bazı müşterilerin, kredi kartı sözleşmelerinin olmadığı belirlendi. Bu durumun daha çok, eski tarihlerde sokaklarda dağıtılan ve talep olmadan verilen kredi kartlarında yaşandığı saptandı.

KAYNAK: STAR GAZETESİ

Possibly Related Posts:


Derbi İzleyenler Kredi Kartıyla Arışverişi Unutuyor

26 Ocak 2010 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Derbi İzleyenler Kredi Kartıyla Arışverişi Unutuyor

2009’da derbi futbol maçı saatlerinde kredi kartı harcamaları ortalama yüzde 45 düştü.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), 2009 yılıyla ilgili kredi kartı ve banka kartı verilerini açıkladı. Verilerin dikkat çeken yönleri şöyle:

205 Milyar Lira

2009 yılında kredi kartları ile 1 milyar 841 milyon 755 bin 124 adet işlemle, 204 milyar 742 milyon lira harcadık. Ciro bazında artış yüzde 10 oldu.

Özel günler açısından en çok harcama yapılan dönem yılbaşı oldu. Bu dönemde 665 milyon lira harcandı.

Yine Sevgililer Günü dönemi için 642 milyon lira, Babalar Günü dönemi için 596 milyon lira ve Anneler Günü dönemi için 590 milyon lira harcadık.

Sonra Trabzon

Ayrıca Ramazan Bayramı için 1 milyar 137 milyon lira, Kurban Bayramı için 1 milyar lira harcandı.

Verilere göre 2009’da derbi karşılaşmalarının olduğu dakikalarda kredi kartı ile yapılan harcamalar adeta durdu ve ortalama düşüş yüzde 45 oldu.

Fenerbahçe- Galatasaray derbisinde ise alışveriş neredeyse tamamen durdu. n Anadolu’da ise Trabzon, Bursa, Eskişehir ve Sivas maçları esnasında hayat durdu.

Kredi kartıyla alışveriş daha çok cumartesi günleri yapılırken, özellikle 15:00 – 17:00 saatleri arasını tercih ettik.

Banka Kartına İlgi

Öte yandan rapora göre alışverişlerde banka kartı kullanımı da yüzde 39 arttı. Ayrıca 2009 sonu itibariyle kredi kartı sayısı yüzde 2 artışla 44 milyon 392 bin 614’e, banka kartı sayısı da yüzde 6.7 artışla 64 milyon 661 bin 947’ye çıktı.

Possibly Related Posts:


Kredi Kartı İle Toplu Taşıma Araçlarına Binilebilecek

23 Aralık 2009 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Kredi Kartı İle Toplu Taşıma Araçlarına Binilebilecek

BKM’den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de her gün yaklaşık 15 milyon kişinin kullandığı ve yıllık 4 milyar liralık bir cironun oluştuğu toplu ulaşım araçlarında kartlı ödeme sistemlerinin kullanımında, daha kolaylık ve yaygınlık sağlanması amacıyla proje başlatıldığı belirtildi.
Proje kapsamında, bugüne değin çeşitli yerel yönetimler tarafından belirli bir standart dışında, farklı altyapılardan oluşturulan toplu taşıma kart sistemlerinin BKM tarafından ulusal standartlar oluşturularak, yeniden düzenleneceği dile getirilen açıklamada, projenin ilk adımında oluşturulacak standartlar kapsamında, toplu taşıma araçlarında kullanılacak kartların, uluslararası ödeme sistemleri ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde geliştirilmekte olan diğer standartlara da entegre olmasının da hedefleneceği kaydedildi.
Açıklamada, bu standartların oluşturulması sonrasında kart sahiplerinin, hem yaşadıkları hem de ziyaret ettikleri şehirlerdeki yerel ulaşım sisteminden, tek bir kartla yararlanmasının sağlanacağı ifade edildi.
İlerleyen dönemlerde, sistemin AB ülkeleri ile entegre olması sürecinde, uygulamanın kartların diğer ülkelerde de kullanımına olanak sağlayacağı belirtilen açıklamada, ”Türkiye’de herhangi bir şehirde toplu taşıma kartına sahip olan kart kullanıcıları, kartlarını Viyana’dan Londra’ya kadar birçok ülkede de kullanma şansına sahip olacak. Kurulacak altyapı ile kart sahipleri, belediyelerin verdiği diğer hizmetlerin ödemesini de aynı sistem içinde yapabilecek” denildi.
BKM Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ünal, açıklamada yer verilen değerlendirmesinde, son 10 yıldır tüm dünyada toplu taşımada ödeme kolaylığı ile ilgili geliştirilen çalışmaların hız kazandığını vurgulayarak, bugüne değin herhangi bir standart olmaksızın, yerel yönetimlerin inisiyatifinde geliştirilen uygulamaların son yıllarda yerini, ulusal ve uluslararası standartların belirlendiği büyük projelere bıraktığını belirtti.
Kartlı ödeme sistemlerinde son yıllarda temassız ve çoklu uygulamayı destekleyen kart teknolojilerinin hızla geliştiğini, ayrıca kartlı ödeme sistemlerinin daha düşük tutarlı mikro ödemeler için uygun hale gelmesinin, kartlı ödeme sistemlerinin toplu taşıma projelerine çok daha hızlı entegre olmasını sağladığını belirten Ünal, Avrupa’daki gelişime ayak uydurarak, BKM olarak toplu taşıma ulusal standartları ve altyapısını oluşturacak yeni bir projeye başladıklarını söyledi.
Çalışma AB Genelinde Tek Bir Toplu Taşıma Sisteminde Hedefleniyor
Avrupa’da birçok ülkenin, farklı toplu taşıma sistemlerini birleştirecek tek bir standart ve tek bir platform üzerinde çalışmaya başladığını anlatan Ünal, şöyle devam etti:
”Bu çalışma, AB genelinde ortak toplu taşıma e-bilet ve ödeme ürünlerinin kullanılacağı tek bir toplu taşıma sistemini hedefliyor. ‘Herkes her yerin yerlisi’ söylemiyle yola çıkan bu standartlaşma projesi kapsamında, BKM öncülüğünde, bankalar tarafından kart sahiplerin hayatını kolaylaştıracak yeni uygulamalar, projenin hayata geçmesi ile kendini göstermeye başlayacak.
ITSO (İngiltere), Intercode (Fransa), VDV (Almanya), Translink (Hollanda), RKF (İsveç) ve OTLIS (Portekiz) kuruluşları bu sistem için beraber çalışıyorlar, BKM olarak, ulusal standartların oluşumunda, benzer projeleri hayata geçiren diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde olacağız.
Öncelikli hedefimiz, toplu taşıma sisteminin tüm taraflarla birlikte standardize edilmesini sağlayacak ulusal bir program geliştirmek ve toplu taşıma için şu an çok dağınık olan ulusal toplu taşıma bilgi sisteminin oluşturulmasına destek vermek. Program kapsamı içinde, yerel yönetimler, toplu taşıma işletmecisi firmalar, bankalar ve uluslararası ödeme sistemlerinden oluşan oldukça geniş proje ekipleri ile çalışıyoruz.”
Hasan Ünal, kartlı ödeme sektörünün sahip olduğu tüm temassız kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartların toplu taşıma sistemi içinde ödeme aracı olarak kullanılabilecek duruma geldiğine değinerek, standartların oluşturulmasında ve e-bilet olarak adlandırılabilecek toplu taşıma uygulamalarında, bu kartlar üzerine entegre edilebilecek ulusal programın kısa bir süre içinde tüm Türkiye’de büyük hızla yaygınlaşacağını ifade etti.
Oluşturulacak proje kapsamında, hem mevcut yerel yönetimlerin sahip olduğu toplu taşıma sistemlerine uyum sağlanacağını hem de henüz toplu taşımada elektronik ödeme sistemini kullanmaya başlamamış yerel yönetimlere de hizmet götürülmesine olanak sağlanacağını anlatan Ünal, projeyle birlikte, bankalar tarafından çıkartılan ve halen kullanımda olan tüm ödeme kartlarının Türkiye’nin her yerinde toplu taşımacılık sistemi kapsamında geçerli olacağını, bunun yanında bankacılık sistemi üzerinden mevcut toplu taşıma kartlarına para yükleme olanağı sağlanacağını da kaydetti.

Possibly Related Posts:


Kredi Kartı Borcundan Kurtulun!

28 Eylül 2009 admin  
Kategori: Kredi Kartıları

Kredi Kartı Borcuna Son!

Barter Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri’nden Ufuk BAYRAM Anlatıyor

Ülkemizdeki bankalar kredi kartı dağıtırken ‘kullanma kılavuzu’ vermedikleri için hesapsızca harcamalardan dolayı halk tabiri ile ‘patlayan’ kredi kartları bazı uyanıklar için gelir kapısı oldu…

Bazı uyanık kuyumcular kredi kartı borcu yada nakit para ihtiyacı olanlara dükkanlarından taksitle altın aldırıp daha müşteri dışarı çıkmadan bozdurmakta ve kişilerin nakit para ihtiyacını sözüm ona çözmekteydi, gerçi hala çözmekte olanlarda yok değil ama neyse. Bu işlem nekadar yasal yada gayri yasal bu yüce adaletin takdiri… Bizlerin görevi ise bu takdire yardımcı olmak.

İşte bende adaletin tecellisine yardımımın dokunmasına devam etsin maksadı ile vatandaşın ‘kartzede’liğinden faydalanan başka uyanıklara değinmek istedim bu yazımda.

Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Münevver Karabulut, Cem Garipoğlu gibi ‘gerekli’ gündem maddeleri nedeni ile unutulan ‘Türk Kartzedesi’ni bari ben unutmayayım dedim.

Gerçi şimdi değineceğim konu sır değil ama ne hikmetse bugüne kadar hiçbir haber bülteninde yada sitede ya değinilmemiş veyahut ben rastlayamadım. Halbuki populer arama motorlarından herhangibirine ‘kart borcu’ hatta ‘borç’ yazdığınızda karşınıza gerek sponsor bağlantılarda gerekse ilk sayfalarda çıkan birkaç site var ve hepsinin başlığında ‘kart borcunuzu taksitlendirelim’ yada ‘kredi kartı borcunuzu sıfır komisyonla ödeyelim’ gibi ibareler bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde hizmet veren telekomünikasyon şirketlerinden alınmış telefon numaraları ve ofis adresleride bu web sitelerinde yayınlanmakta.

Halbuki kanunlarımıza göre belli kurumlar tarafından izne tabi olarak faliyet gösteren ve belli zaman aralıklarında denetlenen bankalar, ikrazat kurumları ve faktoring şirketleri haricindeki kurum, kuruluş ve şahıslar  faizle borç para veremez. Eğer hukiki bilgim beni yanıltmıyorsa bu tefeciliktir ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yasaktır.

Bu fırsat düşkünleri bugüne kadar kaç kişiye faizle borç verdi bilinmez ama ilginç olan haklarında yasal işlem yapılıp yapılmadığı. Yada yapıldıysa nasıl bukadar rahat ‘hizmet’ vermeye devam edebiliyor  olmaları.

Internet uzerinden yayın yapan video paylaşım sitelerine bile gerektiğinde erişim engeli koyan yüce Türk Adaleti nasıl oluyorda bence tefeciliğin başka bir versiyonunu yapan bu fırsat düşkünlerine mudahale etmiyor anlamıyorum ve hemen kendime ‘sakin ol Ufuk Bayram bence bugüne kadar suç duyurusunda bulunan olmadı sanırım yetkili makamlar farkında değil bundan dolayı bu firmalar böyle rahatça çalışabiliyor’ diyorum.

Sözü geçen firmalardan bazılarını arayıp sizi haber yapacağım dediğimde de pişkin pişkin ‘kardeş kafana göre burası Türkiye at binenin kılıç kuşananın sen habere takılmaya devam et’ gibi cevaplar alıyorum.

Sistemin işleyişi ise tam bir muamma aslında kredi kartı borcunuzu ödeyen falan yok. Sadece borcunuzu nakit olarak kapatıp, limitinizi yükseltebiliyorlarsa yükseltip ardından da ödedikleri rakamın üzerine kafalarına göre faiz işletip sözde borcunu kapattıkları sizin kredi kartınızdan kontör, altın v.b. ürünler satın alıp sizi yine borçlandırıyorlar. Yaptıklarının yasal olmadığını dile getirincede ‘biz vatandaşın sorununu çözüyoruz birader fazla irdeleme istersen başın yanmasın, bizimkisi sevap işlemek’ diyebilme cüretinide kendilerinde bulabiliyorlar.

Gerçekten ülke bukadar sahipsiz mi? Herkes istediği gibi kanunu delip haksız kazanç elde edebilir ve günde neredeyse 15 saat çalışıp açlık sınırında para kazanabilen işçinin, memurun emeğini bukadar kolay sömürebilirmi bilemem? Lakin bildiğim birtek şey var birileri buna müdahale etmezse bu sözümona ‘vatandaşa yardım eden bu kimseler’ yardımlarını arttırarak etmeye devam edecek…

Umarım minareyi çalan kılıfını hazırlamamıştır ve umarım yüce yargı birkez daha tecelli eder ve bu fırsat düşkünleri daha fazla dar gelirli kartzedeyi yanaklarından öpmeye devam etmez ve bende buradan bu konuyu temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sofraya yeniden koymam!

Possibly Related Posts:


Yeni Krizin Adı Kredi Kartı

26 Eylül 2009 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Yeni Krizin Adı Kredi Kartı

Kredi kartı yasasının uygulandığı günden bu yana geçen 4 aylık sürede kredi kartındaki batık tutarı 417 milyon TL birden arttı. Ödeme kolaylığına rağmen kredi kartında batık oranı yüzde 11′e ulaştı.

Ancak, yapılandırma sonrası batık kredi kartı borcu 417 milyon TL arttı…B irikmiş kredi kartı borcu olan vatandaşlara sağlanan ödeme kolaylığı yeni kartzedelerin doğmasını önleyemedi.
Yasayla getirilen düzenleme sayesinde 3,4 milyar lira toplam kart borcunun 784 milyon TL’lik kısmı ödeme kolaylığından yararlandı.
Ancak, yasanın uygulandığı günden bu yana geçen 4 aylık sürede kredi kartındaki batık tutarı 417 milyon TL birden arttı. Ödeme kolaylığına rağmen kredi kartında batık oranı yüzde 11′e ulaştı.
HEDEF BÜYÜKTÜ
Hükümet, çıkardığı yeni bir yasayla, 31 Mayıs 2009 tarihi itibariyle kredi kartı borçları için yeni bir ödeme planını devreye soktu. 30 Nisan 2009 itibariyle, 874 bin 657 kişiye ait olan 1 milyon 301 bin adet kredi kartında tahsili gecikmiş ve takibe alınmış kredi miktarının 3 milyar 107 milyon lira olduğu belirtilerek, borcun yarısı için ödeme kolaylığından yararlanabileceği tahmini yapıldı.
Riskli Eşiğe Gelindi
Ancak, gerçekleşme beklentinin çok altında kaldı. Uygulamadan yararlanmak için 246 bin 586 kişi başvuruda bulunurken 784 milyon 666 bin liralık borç düşük faizle yapılandırıldı. Aftan yararlan kredi kartı sayısı ise 273 bin 166 oldu. Sonuçta 3 milyarı aşan borcun yaklaşık yüzde 30′luk kısmı yapılandırmaya katılmış oldu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verileri üzerinden BUGÜN’ün yaptığı hesaplamalara göre ödeme kolaylığı kartzede sorununu çözemediği gibi sistem, batık borçlar açısından riskli eşiğe geldi.
Ödeme kolaylığının uygulamaya başlandığı haziran ayından bugüne kadar geçen sürede kredi kartı harcamalarının tutarı 34 milyar TL’den 35 milyara geldi. Buna karşılık batık kredi kartı borcu tutarı 417 milyon TL birden artarak 3,4 milyardan 3,8 milyar TL’ye çıkması riskin boyutunu daha da belirgin biçimde ortaya koydu. Bu dönemde kartla yapılan harcamalar yüzde 2,9 ödenmeyen kredi kartı borçları ise yüzde 12 arttı.
Tefik Bilgin Uyarmıştı
Batık oranı yüzde 10,96′yı eylül itibariyle gördü. Ödeme kolaylığı, batık oranını düşürmediği gibi artışı da frenleyemedi. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, ödenmeyen kredilerdeki en hızlı artışın kredi kartlarında yaşandığına işaret etmişti.

Possibly Related Posts:


Kredi Kartı Satışlarında Büyük Bir Düşüş Var

11 Eylül 2009 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Kredi Kartı Satışlarında Büyük Bir Düşü Var
Bankalar geçen yılın tamamında 6 milyon adetten fazla yeni kredi kartı vermişti. Sektör yetkilileri bu durumun en büyük etkeninin kriz olduğunu belirtiyor

İnsanların alım gücünü düşüren küresel kriz, bununla doğru orantılı olarak kredi kartı pazarını da daralttı. Bankalar geçen yılın ilk yedi ayında müşterilerine 3.5 milyon adet kredi kartı gönderirken, bu yılın ilk yedi ayında sadece 480 bin adet yeni kredi kartı verildi. Bu sayının yılın tamamında ise 600 bine ulaşması bekleniyor. Bankalar geçen yılın tamamında 6 milyon adetten fazla yeni kredi kartı vermişti. Sektör yetkilileri bu durumun en büyük etkeninin kriz olduğunu belirtiyor.

Çünkü insanlar artık kredi kartı ile alışveriş yapmak yerine cebindeki kadar harcamaya yöneliyor. Ayrıca krizle birlikte insanların cüzdandaki kredi kartları sayısını azalttığı da gözleniyor. Örneğin eskiden 5 kredi kartı bulunan bir tüketici, şimdi kredi kartı sayısını bir ya da ikiye düşürmüş durumda. Bunun yanında banka kartı kullanımında ise artış gözüküyor. Yani insanlar artık bankadan borç alma anlamına gelen kredi kartını kullanmak yerine, banka hesabındaki parasını harcıyor.

Bankacılar bu durumu, tüketicilerin banka kartlarına olan farkındalıklarının artması olarak yorumluyor. Temmuz 2009 itibariyle Türkiye’de 43 milyon 874 bin 156 adet kredi kartı, 61 milyon 633 bin 558 adet banka kartı bulunuyor. Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı satışı konusunda sıkı denetimlerini sürdürmesi de kredi kartlarının tüketicilere peynir ekmek gibi satılmasının önüne geçiyor.

Possibly Related Posts:


Bayram Tatilinde Kullanılacak En İyi Kredi Kartları

30 Ağustos 2009 admin  
Kategori: Kredi Kartıları

Bayram Tatilinde Kullanılacak En İyi Kredi Kartları

Mil kullanımı son ikiyılda üç kart arttı

Türkiye’de son üç yılda harcamalarını bedava uçak biletine dönüştüren gezginlerin sayısı iki kat arttı. Bankalar arasındaki rekabet tüketiciye yaradı. Bu kartlar artık araç kiralamadan, otel, paket tur ödemesine kadar sayısız fırsat sunuyor. Mili mile ekleyerek ücretsiz uçmanın iki şartı var: Seyahati çok sevmek ve biraz kafa yormak. Türkiye’de 20 yıl önce uygulamaya konulan bu kartlar sayesinde uçtukça, kredi kartınızla harcama yaptıkça mil kazanıyorsunuz. Alışveriş milleriniz uçuş millerinize ekleniyor, damlaya damlaya göl oluyor. Ücretsiz bilete dönüşüyor, biletiniz bir üst sınıfa yükseltiliyor, yakınlarınıza bilet alabiliyorsunuz.

Türkiye’de harcamaları ücretsiz uçak biletine dönüştürme uygulamasını 1998’de Türk Hava Yolları başlatmıştı. Frequent Flyer programı 1991’de şirket üyeliklerinin bulunduğu Company Club, 1993’te Mileage Club, 1994’te Corporate Club uygulamalarıyla sürdü. 1998’de katıldığı Qualiflyer programı sayesinde ise Swissair, Sabena, TAP gibi havayollarının bulunduğu bir birlikte yer aldı. Nihayet 2000’de kendi özel yolcu programı Miles&Smiles’ı başlattı. İhale yöntemiyle, bankalarla anlaşma sağlayıp sistemi kredi kartlarına entegre etti. Şu anda Garanti Bankası’yla Shop&Miles programını yürütüyor. Bankalar arasında bu sistemi kredi kartına ilk uygulayan ise Denizbank. 1993’te Miles&Miles’ı uygulamaya koydu. Ardından Akbank yarışa Wings’le girdi. Sistem, İş Bankası’nın Maximiles’ıyla yaygınlaştı. Yapı Kredi’nin Adios Card’ından sonra diğer bankalar da sisteme dahil oldu. Türk Hava Yolları (THY) Basın Müşaviri Ali Genç’in verdiği bilgiye göre, Miles&Smiles üye sayısı 1.7 milyona yaklaştı. Genç “Farklı sektörlerden yeni program ortaklarıyla yeni mil kazanma olanakları sunmaya ve hizmet çeşitliliğini arttırmaya devam edeceğiz” diyor. Bankalar ise artık ücretsiz uçak biletiyle yetinmiyor. Havalimanlarında ücretsiz lounge hizmetinden oto kiralamaya, hediyeli alışverişten anlaşmalı restoranlarda indirimli yemeğe kadar pek çok ek imkan sağlıyor. Hatta mil puanlarıyla otellerin, paket turların bedavaya getirilmesinin yolunu açıyor.

Bankalar Kendi Tarzlarını Yarattı

Mil kazandıran kredi kartı uygulaması söz konusu olduğunda her banka yoğurdu kendi usülünce yiyor. Uygulamalardaki yaratıcılık da bazen kullanıcının birden fazla karta yönelmesine neden oluyor. Örneğin İş Bankası’nın Maximiles kartı güncel fiyat üzerinden uçak bileti alınmasını sağlıyor. Yani müşteriler erken rezervasyon imkanından yararlanıp, uçak biletini buldukları fiyata alabiliyor. Ancak uçak biletinin o günkü fiyatı kadar kadar para puan biriktirmeniz gerekiyor.

Yapı Kredi Bankası’nın mil kartı Adios da benzer bir uygulamayı benimsedi. Yapılan harcamalardan elde ettiği puanlarla güncel bilet fiyatı ne ise, bire bir o değer üzerinden bilet, otel konaklaması ya da paket tur alınabiliyor. Böylece tatillerinin önceden planlayıp uçak biletlerini erkenden alanlar çok daha az puan kullanarak seyahat etme hakkı elde edebiliyor.

Wings kartı yaratan Akbank ise her 1 TL tutarındaki harcama için 1 mil puan kazandırıyor. Yurtiçi bilet için en az 15 bin mil puan, Avrupa için 35 bin, ABD içinse en az 50 bin mil puan kazanılması gerekiyor. Pasifik gibi uzak uçuşlar için de biriken mil puanların 50 bini aşması gerekiyor.

Shop&Miles kartı kullanancıları da erken rezervasyon imkanından faydalanabiliyor. Kontenjan dahilinde yer olduğunda ekonomi mili için harcanan miktarla business sınıfında uçulabiliyor. Ayrıca ekonomi ve business için ödenen ödenen vergi miktarı da değişmiyor. HSBC’nin Pegasus Kart’ıyla Pegasus Havayolları’ndan bilet aldığınız takdirde UçuşPuan kazanıyorsunuz. Bu puanlar istenirse anında kullanılarak bilet fiyatından indirim yapılıyor, istenirse biriktirilip bedava bilet alınıyor. Ayrıca Advantage özelliğiyle taksitli alışverişte NakitPuan kazandırıyor.
DenizBank’ın Miles More programı üyeleriyse Lufthansa ve THY başta olmak üzere Star Alliance üyesi 21 farklı havayolu şirketiyle yaptıkları uçuşlardan mil kazanıyor. Hesaplarında biriken milleri kullanarak ücretsiz bilet alabiliyor. FlySmart uygulamasıyla da internet üzerinden rezervasyon yaparak indirimli uçuşlardan yararlanabiliyor.

Millerin yüzde 79’u yurtiçinde kullanılıyor

* Kullanıcıların yüzde 67’si erkek, yüzde 33’ü kadın.
* Ödül bilet kullananların yüzde 2’si 2-17 yaş grubundan. Yüzde 7’si 18-24 yaşlarında, yüzde 53’üyse 25-40 yaş diliminden. Yüzde 21’inin yaşları 41-50 arasında. 50 yaş üzerinin oranıysa yüzde 1.
* Mil kullanımı son 3 yılda yaklaşık 2 kat arttı.
* En yoğun mil kullanımı yaz aylarında yaşanıyor.
* Biletlerin yüzde 79’u Türkiye içinde, yüzde 21’i yurtdışında kullanılıyor.
* En çok Londra, Paris, New York, Milano ve Moskova’ya seyahat ediliyor. Avrupa ülkelerinin dışında Amerika, Orta Asya, Ortadoğu ve Uzak Doğu’ya gidiliyor.
* THY mil kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla sık sık kampanyalar düzenliyor. Farklı dönemlerde uygulanan promosyonlarla düşük mil alternatifleri sunuluyor.
* Promosyonlarda hem üyelerin mil kazanmalarını sağlamak, hem de bu millerin uçuşa dönük kullanılmasını artırmak hedefleniyor.
* Ödül bilet için talep edilen mil miktarı hesaplanırken temel ölçütler maliyet, biletin türü, sınıfı ve sezonu. Bölgenin uçuş ağı içindeki konumu ve pazar payı gibi yan unsurlar da göz önünde bulunduruluyor.
(Kaynak: Türk Hava Yolları)

Possibly Related Posts:


Kredi Kartı ve Banka Kartı Yönetmeliği Değiştirildi

20 Ağustos 2009 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

Kredi Kartı ve Banka Kartı Yönetmeliği Değiştirildi

Banka ve kredi kartları yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, takas ve mahsuplaşma kuruluşlarına, faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde kanuna ve ilgili diğer mevzuata, kuruluş içi politika ve kurallara ve teamüllere uygun olarak yürütülmesini ve bilgilerin zamanında elde edilebilirliğini sağlamak amacıyla, yeterli ve etkin bir iç kontrol sistemi oluşturma zorunluluğu getirildi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) ”Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, kart kuruluşları ile bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşlarının iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin işlerliğinin, uygunluğunun ve yeterliliğinin sağlanması, finansal raporlama sistemlerinin güvence altına alınması, söz konusu kuruluşlar içindeki yetki ve sorumlulukların belirlenmesi yönetim kurulunun sorumluluğunda olacak.

Bilgi alışverişi ile takas ve mahsuplaşma kuruluşlarının genel müdürlerinin, hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi veya bilişim teknolojileri ve dengi alanlarda lisans düzeyinde, diğer alanlarda lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve en az on yıllık mesleki deneyime sahip olmaları şart olacak.

Genel Müdürlerde 7 Yıl Deneyim Aranacak

Genel müdür yardımcılarının ise, asgari üçte ikisinin bu alanlarda en az lisans veya lisans üstü eğitim görmüş olmaları ve en az 7 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları zorunlu olacak.

Yönetmelikte kart çıkaran kuruluşlarda hesap ve kayıt düzeni, mali tablolar ve denetim maddesine yapılan eklemeye göre de bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşları, faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde kanuna ve ilgili diğer mevzuata, kuruluş içi politika ve kurallara ve teamüllere uygun olarak yürütülmesini ve bilgilerin zamanında elde edilebilirliğini sağlamak amacıyla yeterli ve etkin bir iç kontrol sistemi oluşturmak zorunda olacak.

İç kontrol sisteminden beklenen amacın sağlanabilmesi için, kuruluş bünyesinde işlevsel görev ayrımının tesis edilmesi ve sorumlulukların paylaştırılması, iç kontrol faaliyetlerinin oluşturulması, kuruluşun iş süreçleri üzerinde kontrollerin ve iş adımlarının gösterildiği iş akım şemalarının oluşturulması, bilgi sistemlerinin faaliyetlerin yapısına ve karmaşıklık düzeyine uygun olarak tesis edilmesi zorunlu olacak.

İç kontrol sistemi ile iç kontrol faaliyetleri ve bunların nasıl icra edileceği tüm faaliyetlerin nitelikleri dikkate alınarak tasarlanacak. İç kontrol faaliyetlerinin tasarımında; kuruluş bünyesinde üretilen bilginin güvenilir, tam, izlenebilir, tutarlı ve ihtiyacı karşılayacak uygun biçim, nitelik ve yapıda olmasının, gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmesi planlanan tüm faaliyet, işlem ve ürünlerin Kanuna ve ilgili diğer mevzuata, kuruluş içi politika ve kurallar ile teamüllere uyumunun sağlanması amaç olarak alınacak.

Kuruluş nezdinde, hata ve sahtekarlığın, menfaat çatışmalarının, bilgi manipülasyonunun ve kaynakların kötüye kullanımının önlenmesi amacıyla aynı konudaki faaliyetlere ilişkin görev ayrıştırması yapılarak, kuruluş içindeki tüm birimlerin, personelin ve komitelerin yetki ve sorumlulukları açıkça ve yazılı olarak belirlenecek.

Veri Yedekleme Merkezi Oluşturulacak

Muruluş içinde tesis edilecek bilgi sistemleri, kuruluşun ölçeği, faaliyetlerinin ve sunulan ürünlerin niteliği ve karmaşıklığı ile uyumlu olarak yapılandırılacak.

Bilgi sistemleri kuruluşla ilgili tüm bilgilerin elektronik ortamda güvenli bir şekilde saklanılmasına ve kullanılmasına imkan verecek yapıda tesis edilecek.

Bilgi sistemlerinin güvenilirliğinin sağlanması ve düzenli olarak güncellenerek gerekli değişikliklerin yapılması zorunlu olacak. Kuruluşların bilgi sistemlerinin unsurları ile kontrolüne ilişkin asgari usul ve esasları belirlemeye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkili olacak.

Beklenmedik durumlar nedeniyle mevcut verilerin kaybının önlenmesi amacıyla bir veri yedekleme merkezi oluşturulacak.

Bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşları veri yedekleme merkezinin yerini, yurt içinde olmak kaydıyla veriye yetkisiz erişim risklerini de dikkate alarak acil ve beklenmedik durumların etki alanı dışında kalacak şekilde belirlenecek.

Takas ve Mahsuplaşma Kuruluşların Risk Yönetimi Sistemleri

Kuruluşlar, faaliyetlerinden kaynaklanan, hizmet verdikleri kuruluşların risk değerlendirme sürecine zarar verebilecek riskler ile kart kullanımından doğan borç ve alacakların takas ve mahsup işlemlerine ilişkin faaliyetlerinden kaynaklanan risklerin yönetilmesi için yazılı politika ve uygulama usullerini belirleyecekler.

Risk yönetimi politika ve uygulama usullerinin değişen koşullara uyum sağlaması zorunlu olacak. Yönetim kurulu, bunların yeterliliğini düzenli olarak değerlendirecek ve gerekli değişiklikleri yapacak.

Bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşları, kuruluşun Kanun ve ilgili diğer mevzuat ile kuruluş içi strateji, politika, ilke ve hedefler doğrultusunda yürütüldüğüne ve iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinin etkinliğine ve yeterliliğine ilişkin olarak yönetim kurulu, genel müdür ve genel müdür yardımcılarına güvence sağlayacak bir iç denetim sistemi tesis edecek.

İç denetim sisteminden beklenen faydanın sağlanabilmesi için, iç denetim faaliyetleriyle; kuruluş içi herhangi bir kısıtlama olmaksızın tüm faaliyetler dönemsel olarak incelenecek ve denetlenecek, eksiklik, hata ve suiistimaller ortaya çıkarılacak, bunların yeniden ortaya çıkmasının önlenmesine ve kaynakların etkin ve verimli olarak kullanılmasına yönelik görüş ve önerilerde bulunulacak.

İç Denetimlerdeki Esaslar

Denetimlerde, iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinin yeterliği ve etkinliği ile bilgi sistemlerinin yeterliliği, etkinliği ve güvenilirliği değerlendirilecek.

Bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşları, kuruluşlarının büyüklüğüne, faaliyetlerinin karmaşıklığına, yoğunluğuna, kapsamına ve risklilik düzeyine bağlı olarak, Kanun ve ilgili mevzuat ile kuruluş içi düzenlemelerde öngörülen denetim hizmetlerinin aksatılmadan ve bu hizmetlerin gerektirdiği seviyede yerine getirilmesi amacıyla yeterli sayıda iç denetim elemanı çalıştıracak.

Kuruluşlar, iç denetim elemanı çalıştırmaksızın iç denetim hizmetlerini bu konuda destek hizmeti veren kuruluşlardan temin edebilecek. Ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun ilgili maddesi kapsamında yer alan banka veya banka müşterilerinin sırlarına vakıf olunması sonucunu doğuracak iç denetim hizmetinin bulunması halinde, bu hizmetlerin iç denetim elemanı çalıştırmak suretiyle yerine getirilmesi zorunlu olacak.

Bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma kuruluşları, iç denetim elemanlarının görev ve sorumluluklarını tarafsız ve bağımsız olarak icra etmesini sağlayacak. Bağımsızlık, iç denetim elemanlarının denetim görev ve sorumlulukları kapsamına giren birimlerin yöneticilerine karşı herhangi bir suretle hesap verme sorumluluğunun bulunmaması; tarafsızlık ise iç denetim elemanlarının görevlerinin icrasında kişisel veya akrabalık ilişkileri ya da kuruluş içi konumu gibi hususlardan kaynaklı menfaat çatışmalarından uzak olması suretiyle sağlanacak.

Yönetmelik bugünden itibaren yürürlüğe girerken, kart çıkaran kuruluşlarda hesap ve kayıt düzeni, mali tablolar ve denetim maddesine yapılan eklemeye ilişkin madde bir yıl sonra yürürlüğe girecek.

Possibly Related Posts:


ABD Kredi Kartı Borçları Yüzünden Çıkmaza Girdi

17 Ağustos 2009 admin  
Kategori: Haberler, Kredi Kartıları

ABD Kredi Kartı Borçları Yüzünden Çıkmaza Girdi

Kredi kartları, ABD’de yıllarca rahat bir alışverişin olmazsa olmazıydı. Ay boyunca istenen her şey satın alınıp, ay sonunda belli bir miktarda ödeme yapılıyordu. Bu, yıllardır ABD’de alışılagelmiş bir durumdu. Ancak tüm dünyayı saran mali ve ekonomik krizle birlikte durum değişti. Artık çoğu insan para sıkıntısı içerisinde, pek çok kişi işini kaybetti ve kredi kartı borçları da ödenemez durumda. Müşterilerine kredi kartı sunan bankalar ve finans kuruluşları da büyük kayıplar yaşıyor.

Amerika’daki dükkân, mağaza ya da alışveriş merkezlerindeki kasaların çoğunda, müşteri tarafında küçük bir makine yer alıyor. Müşteri, kredi kartını satış görevlisine veriyor, kart okuması için makineye takılıyor, kısa bir süre bekleniyor ve şifre de yazıldıktan sonra işlem tamam. Çok kolay ve hızlı bir şekilde ödeme gerçekleştiriliyor. Alışveriş yapan bir ABD’li şöyle konuşuyor:

“Kredi kartını sık sık kullanmaya çalışıyorum. Bu sayede nakit paramı bir kenara ayırıp, daha sonra ödeme yapabiliyorum. Yiyecek, dışarıda eğlenmek ya da alışveriş… Yani mümkün mertebe her şeyi kartla ödüyorum.“

Ödeme gücünün üstünde alışveriş

Son yıllarda çoğu Amerikalı kredi kartıyla ödeme yapıyor. Ancak kredi kartı uzmanı John Ulzheimer, bunun tek nedeninin kartla çok daha kolay ve rahat bir şekilde ödeme yapılması olmadığını söylüyor:

“Amerikalılar, aslında standartlarının çok üstünde bir yaşam sürmek için de kredi kartı kullanıyor. Bu çok da akıllıca değil. Pahalı giysiler satın alıyor, pahalı kulüplere gidip, pahalı şeyler alıyorlar. Oysa ki tüm bunlar, gerçek alım güçlerinin çok üzerinde.”

Kredi kartı borçları ödenemiyor

Aslında bu, ekonomik kriz dönemlerinde çok kötü neticeleri olabilecek bir yaşam tarzı. Pek çok Amerikalı kötü durumdaki konjonktür ve mali krizi dolayısıyla, artık kredi kartı borçlarını ödeyemeyecek hale geldi. Çoğu işini kaybetti ve şimdi sadece yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Bir ABD’li şunları söylüyor:

“Pek çok insan işsiz. Yiyecek ya da benzin gibi acil ihtiyaçları giderebilmek için kredi kartına gerek duyuyorlar. Çoğu, kredi kartları sayesinde hayatta kalabiliyor.”

82 milyar dolarlık kayıp beklentisi

İnsanlar, emlak fiyatlarının düşmesi nedeniyle artık sahip oldukları mülkleri de bir garanti olarak göremiyorlar. Kredi kartı uzmanı Ulzheimer, ayrıntıları şöyle açıklıyor:

“Evlerin değerleri artacağına azalıyor. Ev sahipleri artık gayrimenkulden kâr sağlayamıyor. Kredi kartı borçlarını ödeyebilmek için gayrimenkuller kullanılamıyor. Hal böyle olunca da büyük miktarlarda kredi kartı borcu olan müşteriler, güvence altında olmayan gayrimenkuller ve artan oranda işsizlik gibi bir tablo karşımıza çıkıyor. Tüm bunlarsa felakete neden oluyor. Sadece müşteriler değil, aynı zamanda bankalar için de bir felaket bu.”

Amerikan Merkez Bankası’na göre, ABD’nin en büyük 19 bankası, kredi kartı işletmelerinin 2010 yılında kadar yaklaşık 82 milyar dolar kayıp yaşayacağını tahmin ediyor. Yani 900 milyar doları bulan toplam kredi kartı borç miktarının onda biri kadar. 82 milyar dolarlık kayıp, mali kriz nedeniyle kaybedilen 1,5 trilyon dolarla kıyaslanınca devede kulak gibi görünse de bu oranın büyük bir Amerikan finans kuruluşunu, kolaylıkla iflasa sürüklemeye yeteceği belirtiliyor.

Avrupa’da endişe kaynağı işletmeler

Peki, ABD’de bunlar yaşanırken Avrupa’da neler oluyor? Avrupalı bankaları asıl endişelendiren, işletmelere verilen kredilerin geri dönmeme riskinin giderek artması. Kredi kartı borçları ABD’deki kadar büyük kaygı uyandırmıyor. Çünkü Avrupa’da daha sıkı kurallar mevcut. Mastercard Almanya’nın yöneticisi Peter Ehmke, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde Amerika’dakine benzer bir sorunun yaşanmasına pek ihtimal vermiyor:

“Kredi kartları açısından Avrupa’da böyle bir sorun görmüyorum. Bunun nedeni, Avrupa ve ABD arasındaki yapısal farklılıklardan kaynaklanıyor. Ortalama bir Amerikan vatandaşın üç ila beş kredi kartı mevcut ve bunları gerçekten de kullanıyor. Amerikalılar günlük harcamalarını kredi kartlarından karşılıyor. Almanya’da ise durum böyle değil. ”

Possibly Related Posts:


Sonraki Sayfa »

Yatirim Borsa