Mortgage Kredisine Talep Artışı Var

25 Aralık 2009 admin  
Kategori: konut kredisi

Mortgage Kredisine Talep Artışı Var

Konut kredi faizlerin ilk kez 10 yıl vadede yüzde 1′in altına gerilemesi, mortgage’ın Türkiye’de hayal olmaktan çıkmasını ve ucuz krediye hucumun başlamasını sağlattı.

Global mali krezin etkisiyle yılın ilk dokuz ayında yüzde 3 olarak gerçekleşen sektördeki büyüme, ucuz krediyle birlikte son üç ayda yüzde 13′e ulaştı. Faizlerdeki bu düşüş, 2009 yılında 200 bin kişinin kredi kullanarak ev sahibi olmasını sağlatırken bankaların da 2010 yılından umutlanmasına neden oldu. Bankalar, konut kredi portföyünü önümüzdeki yıl yüzde 20 büyüterek, 42.5 milyar TL’den 50 milyar TL’ye ulaştırmanın hesaplarını yapmaya başladı.

Tarihinin rekor düşüşünü gerçekleştirerek, faizlerin Türkiye’de ilk kez 10 yıl vadede yüzde 1′in altına gerilemesi, kira öder gibi konut sahibi olmayı sağlayan ‘Mortgage’i hayal olmaktan çıkardı, ucuz krediye hucum başlattı. Global mali krezin etkisiyle yılın ilk dokuz ayında yüzde 3 olarak gerçekleşen sektördeki büyüme, son üç ayda yüzde 13′e ulaştı. Faizlerdeki bu düşüş, 2009 yılında 200 bin kişinin kredi kullanarak ev sahibi olmasını sağlatırken, bunun 150 binini Eylül-Aralık döneminde kullanılan krediler oluşturdu. Konut kredilerinde yaşanan gelişme, bankaların 2010 yılından da umutlanmasını sağladı. 2009 yılının üçüncü yarısından itibaren başlayan canlanmanın 2010 yılında da artarak devam edeceği beklentisine giren bankalar, konut kredi portföyünün önümüzdeki yıl yüzde 20 büyüyerek, 42.5 milyar TL’den 50 milyar TL’ye ulaştırmanın hesaplarını yapmaya başladı.

Hayal Faize Göre Şekillendi

2005 yılından bu yana ev sahibi olma hayali 2009′da da bankaların konut kredisi faizlerine bağlı olarak şekillendi. Ancak 2009 yılının ilk yarısında hem gayrimenkul sektörü, hem de bankaların konut kredileri açısından yaprak kıpırdamadı. Toplam konut kredi portföyünün ise küçülme yaşadığı bir dönem oldu. Yılın ilk ayında portföy gerilemeye başladı. Şubat ayında ise bu kan kaybı durdu ve durgunluk dönemi içine girildi. Bu dönemde ev sahibi olma hayalleri rafa kaldırıldı. Mayıs ayına gelindiğinde ise konut kredi pazarındaki büyüme oranı yüzde 1.30 gibi oldukça düşük bir oranda gerçekleşti.

Faiz Yüzde 1′in Altına Düştü

Asıl hareket bankalar konut kredi faizlerini ağustos ayının ikinci yarısından itibaren düşürmesiyle başladı. Özellikle eylül ayında birçok banka 5 yıl (60 ay) vadede konut kredisinde yüzde 1′in altına faizi gündeme getirirken, vade 10 yıla (120) aya kadar çıktı. Konut kredi faizinin tarihte ilk kez bu vadelerde yüzde 1′in altına gerilemesi de tüketiciyi harekete geçirdi. Kriz nedeniyle kredi ile ev satın alma talebini bekletenler ve özellikle yüksek faizle kredi kullanmış olanlar bankaların kapısına koştu.

Eylül’de Hareket Başladı

Eylül ayında ise bankalara yoğun talep gelmeye başladı. Yenileme kredilerinde bankalar rekor düzeyde krediyi yapılandırırken, yeni başvurularla birlikte konut kredi portföyü de hareketlilik kazandı. Eylül ayında bu hareketin sonucu olarak konut kredi pazarı yüzde 2.24 oranında büyüme yakaladı. Bunun ardından ekim ayında da tüketicinin talebi aynı hızla devam etti. Ekim ayında pazarın büyüme oranı yüzde 2.5′a ulaştı. Böylece sadece iki aylık süreçte konut kredi portföyü yüzde 5 büyüme gerçekleştirdi. Konut kredi pazarında yılbaşından ekim ayına kadar olan büyüme oranı ise yüzde 8 ile sınırlı kaldı. 200 BİN KİŞİYİ AŞTI 2009 yılının son günlerine gelindiğinde ise yaklaşık büyüme oranının yüzde 13 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Toplam portföyün ise yaklaşık 42.5 milyar TL düzeyinde oluşacağını öngören bankacılar, bugüne kadar konut kredisi ile ev sahibi olan kişilerin 700 bin civarında olduğu hesaplarken, sadece 2009 yılında konut kresi kullananların 200 bini aştığını belirtiyor. Büyüme sürecek, portföy 50 milyar TL’yi aşacak KONUT faizlerinin yüzde 1′in altına gerilemesinin ardından kredilerde başlayan hareketliliğin 2010 yılında hız kazanacağı tahmin ediliyor. 2010 yılında yüzde 20 büyüme beklenen konut kredi pazarında toplam portföyünde 49-50 milyar TL’ye ulaşması öngörülüyor.

Normalleşme Yılı Oldu

Konut kredilerinde bankalar faiz indirimlerinin ardından çeşitli kampanyalarla sektördeki talebi canlı tutmaya devam ediyor. Özellikle bu dönemde konut fiyatlarında hareketlenme olmamasını da ‘fırsat dönemi’ olarak değerlendiren bankalar önümüzdeki yıl için de hedef büyütmüş durumda. Sektörün en canlı olduğu ve yüzde 37 oranında büyüme yakalanan 2007 yılına doğru hareket etmek isteyen bankalar, 2010 için konut kredi pazarındaki büyümenin yüzde 20 olmasını hedeflerken, 2010′un ‘normalleşme’ yılı olacağı öngörüsünde bulunuyor.

Faiz Düşüşü Etkili Oldu

Özellikle konut kredilerinin bu yılın eylül ayından itibaren yüzde 1′in altında uygulanmasının ardından gözlenen hareketliliğin 2010 yılı için bir gösterge olduğunu savunan bankacılar şu yorumu yaptı: “2009 yılının son çeyreğinde faizlerin yüzde 1′in altına gerilemesiyle birlikte konut kredilerinde hareketlilik yaşandı. Kredi kullanımı artarken, son iki eylül ve ekim aylarında pazardaki büyüme dikkat çekici boyuta geldi. bu hareketlilik 2010 yılında da devam eder.”

50 Milyar TL’ye Ulaşır

2009 yılı sonunda toplam konut kredi portföyün 41-42 milyar TL düzeyine ulaşacağını savunan bankacılar 2010 yılın için şu öngörülerde bulundu: “2010 yılı 2009′a göre daha hareketli olur diye düşünüyoruz. Faizlerinde etkisiyle yılbaşından sonra bir bir miktar canlanma gözleriz. Yılın tamamında yüzde 20 bir büyüme gerçekleşeilir ve toplam portföyde 49-50 milyar TL düzeyine ulaşır. Konut kredilerinde ortalama vade 7 yıl KONUT kredilerinde faiz oranları kadar vadelerde tüketicilerin yakından takip ettiği bir unsur. Özellikle faizlerin yüzde 1′in altına gerilemesinin ardından ‘hangi vadede hangi faiz oranı’ seçiciliği öne çıktı. Kısa vadelerde uygulanan düşük faiz oranları tüketiciler tarafından pek tercih edilmezken, özellikle ihtiyaç nedeniyle evini kredi ile satın alanların tercih ettiği vade ortalama 7 yıl olarak öne çıkıyor. 5 yıl vadenin de tercih nedeni olduğu konut kredilerinde 10 yıl vade sınırlı kullanılıyor. Bankaların uzun dönemli kredi faiz oranları (%) Banka 5 yıl 10 yıl ———————– Akbank 0.95 1.05 Anadolubank 0.95 1.15 *Bank Asya 0.95 1.05 Denizbank 0.95 1.05 Finansbank 0.96 1.09 Fortis 0.98 1.07 DD Mortgage 0.95 1.02 Garanti Bankası 0.99 1.09 HSBC 1.03 1.08 İş Bankası 0.95 1.05 Vakıfbank 0.92 1.02 ING Bank 0.83 1.04 YKB 0.95 1.05 TEB 0.90 1.05 Şekerbank 0.97 1.02 Halkbank 0.92 0.95 EurobankTekfen 1.10 – Ziraat Bankası 0.99 1.09

(Esra Sahici / Hürriyet)

Possibly Related Posts:


0 Faizli Konut Kredisi Varmı?

0 Faizli Konut Kredisi Varmı?

Gazetelerde ve televizyonlarda özellikle araba ve konut projeleri kampanyalarında sıklıkla “12 aya kadar 0% faizle”  sloganı ile karşılaşıyoruz.

Örneğin 300.000 TL’lik bir konut satın alacaksınız. İstanbul’daki şık projelerden birinden evinizi beğendiniz. 100.000 TL nakit para , 200.000 TL konut kredisi kullanacaksınız. Satış ofisindeki satış temsilcisi size anlaşmalı oldukları bankaları ve  bankaların faiz oranlarını size anlatıyor. 60 aya kadar %0 faiz oranı ile kredi kullanabileceğinizi söylüyor. Gelin ön yüzü bu şekilde olan işlem ile ilgili olarak arka planda neler oluyor ona bakalım.

Doktor Mortgage sitesindeki Konut Projesi ve Tamamlanmamış Konutların Kredilendirilmesi yazısında belirtildiği üzere tamamlanmamış bir gayrimenkul alırken kredi kullanmanın getirdiği büyük avantajlar vardır.  Bankaların konutun tamamlanmasından sorumlu olması bunlardan bir tanesidir. Bu sebeple bankalar öncelikle konut projesi ile uzun uzun görüşerek projeye bir kredi limiti tanımlarlar. Bu görüşmelerde konuşulan konulardan bir tanesi de katkı paylı – kampanyalı kredileridir. Katkı paylı krediler en basit ifade ile ” Kredi faizinin peşin olarak firma tarafından ödenerek faizin düşürülmesidir.”  Siz 200.000 TL kredi kullandığınızda gerçekte 1,09% faiz oranı ile kredi kullanacakken firma katkı payı ödediği için hiç faiz ödemezsiniz.

Sonuçta faizsiz kredi kullanmak gibi bir avantaj sunuyor gibi görünse de tüketicinin satın alma ve kredi kullanma kararı verirken dikkat etmesi geren şey peşin satış indirimi ve faiz oranı ilişkisidir. Firmalar genellikle pazarlama taktiği olarak tüketiciye şunu önerirler:

“%0 faiz ile 60 ayda bu evi kredi ile alabilirsiniz ya da peşin ödemenizde %10 iskonto yaparız.”

Sadece konut projelerinde değil otomobil almak istediğinizde de benzer bir durum söz konusu. Her otomobil firmasının anlaşmalı olduğu bankaya peşin komisyon – katkı payı ödeyerek hesapladığı 0% faiz oranlı kampanyaları var. Konut projelerinde olduğu gibi taşıt kredilerinde de benzer bir pazarlama taktiği söz konusu.

Kısacası aracın liste fiyatı üzerinden kredili olarak alınması durumda tüketicinin farketmediği bir peşin ödeme indirimi fırsatı var. %0 faizli kredide de faiz var ve firmanın bize yapmadığı indirimdeki maliyetimiz ile bu faizi biz peşin olarka ödüyoruz.

İster konut projesi olsun , ister otomobil olsun 2 durumda da tüketicinin faiz oranı ve iskonto oranı arasında karar vermesi gerekmekte. Bizim tavsiyemiz satın alım işlemi sırasında satıcıya açıkça “katkı payı aldığınızı ve bu sebeple kredi faizinin düşük olduğunu biliyorum!” demek. Mümkünse katkı payı oranını öğrenmek ve iskontolu almak ile arasındaki farka göre karar vermek. Bundan sonra satıcınızı sıkıştırmayı unutmayın!

Possibly Related Posts:


Yatirim Borsa